Üyelik Girişi
Videolar
ELMALI HAVA DURUMU

ELMALI

DUYGU & DÜŞÜNCELERİM
Türkle Kürdün yoldaş olduğu...
Çerkezle Lazın adaş olduğu...
Alevi Sünninin gardaş olduğu...
Vatan toprağının Mukaddes olduğu...
Şehitlerin   koyun   koyuna  yattığı...
Dosta gurur düşmana korku saldığı...
Dünyanın hayran kaldığı...
Cennet Türkiyem’dir Özlemim...
  

Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam53
Toplam Ziyaret55096

UZLAŞMA KÜLTÜRÜ

                              UZLAŞMA KÜLTÜRÜ

Yüz savaş kazanmak hüner değildir. Hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır.

(Çin Atasözü)

Uzlaşma kültürü, demokrasinin temel öğesidir. Uzlaşamayan, işbirliği sağlayamaz. Dolayısıyla, uzlaşamayan ve diğerlerini göz ardı eden, genel kabul gören bir başarıyı elde edemez. Uzlaşma kültürü,hoşgörüyü de beraberinde getirir. Siyasi arenada , hem oyunun kurallarına uyularak hem de uzlaşarak galip gelme öngörüsü vardır. Kavgayla elde edilen galibiyet, tescillenmez ve kabullenilmez. Kısacası, oyunun kuralı sadece galip gelmek değil uzlaşma kültürü içinde, hoşgörüyle ve diğerlerini ikna ederek galip gelebilmektir.
Uzlaşma kültürü, yalnız hileyi değil, kandırmayı ve takiyeyi de içinde barındırmaz.İlçemizde ki olayların  en büyük nedeni ve eksiği, uzlaşma kültürünün yeterince gelişememiş olmasıdır. "Ben yaparsam, olur" veya "Oy, her şeydir" zihniyeti aslında her şeyin bittiği andır.
Uzlaşmak en önemli insani özelliklerimizdendir. Her insanın farklı düşüncesi ve anlayışı vardır. Bu farklılıklar insanlığın gelişimi için bir zenginlik bir gerekliliktir. Uzlaşmayı günlük hayatımızda olumlu bir kavram olarak kullanırız. Ancak bu kavramların sınırlarını iyi tespit etmek gerekir. Uzlaşmanın temelinde bilgi, erdem, sevgi,  insanlık adına fayda olmalı. Uzlaşmak insanları daha zararlı bir sonuca gitmekten kurtarmalıdır.Ben uzlaşmalarımda hem buna dikkat ederim.Modern araçlarda İMDAT fireni diye bir firen vardır ki yeri geldiğinde kullanılır.Biz de Diyalog ve hoşgörü adına İMDAT firenine bastık.

Her insan kavga yapabilir, zıtlaşabilir. İnsan eğitimsiz, sevgisiz ve erdemsiz olduğunda bunlar olağan hallerdendir. Ancak kişinin sosyal ilişkilerinde uzlaşı kültürü içinde hareket etmesi belli bir beyin ve yürek kalitesini gerektirir.
Uzlaşmayı hayatımıza öyle yaymalıyız ki, kavgalaşma ve çatışmaya yer bırakmamalıyız. Çünkü bu bir seçimdir.Uzlaşma kültürüyle insanlığa ve medeniyete, kavga ile yabanıllığa ve vahşete doğru yol alırız. Uzlaşma aklı kullanmanın ve başkalarının da aklından istifade etmenin yollarından biridir.
Uzlaşmayı karşılıklı konuşma ve dinlemeyi bilenler başarabilir. Napolyon “Her şeyi konuşabilen insanlar, her şeyin üstesinden gelebilirler.” der bir sözünde.
Özgüven eksikliği uzlaşma anlayışını ortadan kaldırır. Eğer özgüven yoksa kandırılma, aldatılma korkusu ön plana çıkar. Karşı tarafı anlama ve değerlendirme yetimiz sekteye uğrar. Karşı tarafı tam anlamayınca şüpheci yaklaşırız, kötü varsayımlarla hareket ederiz.

Özgüveni uzlaşma konusundan bir üst kavram olarak kabul etmek gerekir. Özgüvenin oluşumunda bilgili olmanın, empati kurabilmenin, konuşmayı, dinlemeyi ve tartışmayı bilmenin büyük önemi vardır. Bilgi olmadan konuşmak, dinlemek ve tartışmak verimli sonuçlar doğurmaz. İletişim kazalarına yol açar. Gereksiz tartışmaların, zıtlaşmaların hatta kavgaların nedeni olabilir.

 

Bilgili olmanın arka planında erdem ve hoş görü de bulunmalıdır. Aksi takdirde bilgi bir üstünlük kurma, ezme ve sömürme anlayışıyla uzlaşmanın değil kavganın aracı haline gelebilir. Bizi uzlaşmadan uzaklaştıran en önemli etmenlerden biri de önyargılarımızdır. Geçmişteki deneyimlerimizin bize enjekte ettiği duygu ve düşünceler olumlu adımların önünde bir duvar oluşturabilir. “Şu millet haindir.” “Bu millet zalimdir.” “A partisi hırsızdır.” “B partisi aşırı uçtur.” gibi yargılar uzlaşma zeminini ortadan kaldırır. Her olayı, olguyu zamana ve mekâna göre kendi şartları içinde değerlendirmek gerekir. Önyargı uzlaşmanın önünde duvar oluşturur.

 Uzlaşma fikri alçak gönüllüğü, fedakârlığı, feragati ve eleştiriye açık olmayı gerektirir. Kendini sürekli büyük görmek herkese tepeden bakmak, üstün ve önemli konumda olduğunu varsaymak, uzlaşmanın önündeki engellerdendir. Kişi “Ben bilirim, ben yanılmam, ben geri adım atmam,  ben güçlüyüm, ben önemliyim” diyerek uzlaşma anlayışından uzaklaşır. Katı zihinsel yapıya sahip bu tür kişiler zamanla hem yalnızlaşır hem de uzlaşmanın getirdiği zenginliklerden yoksunlaşarak verimsizliğe düşerler.

 Uzlaşma gizli gündem taşıyarak oluşmaz. Kafanın arkasında farklı planlar taşıyarak yapılan uzlaşma, uzlaşma değil hilekârlık olur. Sıkışan eller kısa zamanda yumruğa döner. Uzlaşma belli bir yürek şeffaflığını gerektirir. Yüreği yansıtmayan yüzdeki maske çabuk düşer. Peki, uzlaşma sonunda kazanımlarımız ne olur?

Uzlaşma kültürü bizim insanca yaşamamızın anahtarıdır. Sosyal barış uzlaşma ile mümkün olur. Demokratik yönetim ancak uzlaşma ile mümkündür. Özgürlük alanımızı ancak uzlaşıyla genişletebiliriz. İç huzurumuz da uzlaşmanın sükûnetiyle sağlanır. Uzlaşmak hayatı bir bütün olarak görmemizi sağlar. Uzlaşmak ahenk ve uyumdur. Batı dünyası uzlaşma kültürü içinde takım ruhunu yakaladığından bilimde ve teknikte ileri adımlar atmaktadır.

Uzlaşma olursa dayanışma ve güç birliği sağlanır. Toplumumuza bakıyoruz. Trafikte insanlar kavgalı. Bu nedenle her yıl binlerce insanımız ölüyor. Sosyal ilişkilerde uzlaşmasız tutum nedeniyle adliyeler iş yükünü kaldıramıyor. Siyasette sürekli kavga hali var. Uzlaşma olmadığından kötü yönetiliyoruz. Ülkenin varlığı ve birliği tehlikede. İnatçı keçiler gibi köprüden düşmek üzereyiz. Oysaki uzlaşma olsa birçok hayati ve önemli dertlerimiz çözümlenecektir. Yüzümüz gülecek mutlu olacağız.Yeterki Uzlaşılan konular ve uzlaşmalar sekteye uğratılmasın.21.05.2012





 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   989 kez okundu

Yorumlar

Asım Nesli     04/06/2012 17:29

Dostum sen Asımın neslindensin.Bizim mesleğimiz ALLAH yolu ve maksadımız ALLAH dinini yaymaktır..Yoksa kuru kavga ve Cihangirlik davası değildir...Osman Gazi... Atanın dediği gibi bizim mesleğimiz Allah Yolu ve maksadımız Allah dinini yapmaktır.Asli görevine odaklan.Tüm kavgaları bırak.Muhabbete devam et.
Misafir - asım

Uzlaşma     04/06/2012 17:07

Uzlaşma.Evet İnsanlar konuşa konuşa hayvanla koklaşa koklaşa derler.Sizlerin görevi Uzlaşma olamlı.Sizler uzlaşamayacaksanız neden siyaset yapıyorsunuz.He savaşın her kavganın sonunda SULH olmalı.Sulh yapılamayacaksa asla savaş ve kavga yapılmamalı.Sizin doğru olanı yaptığınıza inanıyor ve Mustafa onarıcı gibi bende Tebrik ediyorum.
Misafir - mehmet

     22/05/2012 11:39

tebrikler
Misafir - mustafa onarıcı

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.21332.2222
Euro2.76252.7736
YAZARLARIMIZ

BİZDEN HABERLER

MALİ MÜŞAVİR

 

DÜŞÜNCE PINARI

MALESEF OLDU:Parti Tüzüğünün 78/4 fıkrası c.e ve h fıkralarına  göre Parti Üyeliğinden Kesin İhracına Karar Verilmiştir.07.10.2010

Sonuç:
30.03.2014

DAHA ÖNCE OLDUĞU GİBİ YİNE AYNISI OLDU: “Bir mıh kaybettik, naldan olduk.Bir nal kaybettik, attan olduk.Bir at kaybettik, atlıdan olduk.Bir atlı kaybettik, zaferden olduk.Bir zafer kaybettik, bir İlçeden olduk.”